Bitkilerbotanikbahcesi.comHayvanlar
 
 
Toros Yersincabı
Bize katılmak için Üyelik bölümüne tıklayınız.
Üye girişi
Kullanıcı Adı  
Şifre  
   
 
  Üye olmak istiyorum.
  Şifremi Unuttum!
En Çok Tıklananlar Top 10
Zehirli MantarlarZehirli Mantarlar ...
4070 kez tıklanmış.
Yağ BalığıYağ Balığı ...
3388 kez tıklanmış.
Engerek BalığıEngerek Balığı ...
3096 kez tıklanmış.
Kutup SumrusuKutup Sumrusu ...
2813 kez tıklanmış.
En Büyük Memeli: KızılgeyikEn Büyük Memeli: ...
1648 kez tıklanmış.
Halay çeken kaplanlar.Halay çeken kaplanl ...
1516 kez tıklanmış.
Türkiye’nin MürenleriTürkiye’nin Müre ...
1482 kez tıklanmış.
Uzunkulaklı YarasalarUzunkulaklı Yarasal ...
1470 kez tıklanmış.
Buz devri 2 çekimi tamamlandı.Buz devri 2 ...
1422 kez tıklanmış.
Yengeçten Korkanlar Buna Ne Diyecek?Yengeçten Korkanlar ...
1344 kez tıklanmış.
Online Sayısı
2
Toros Yersincabı
Toros Yersincabı
Bilim ve Eğitim Konu Detayı
Ülkemiz bulunduğu coğrafya nedeniyle Avrupa, Asya ve Afrika kıtalarından etkilenebilecek bir konumda. Jeolojik devirler boyunca küresel ısınmalar, buz dönemleri, canlıların yaşam alanlarını genişletme içgüdüleri gibi birçok etken bugünkü Anadolu canlı yapısının oluşmasının nedenleri. Bunun yanında, ülkemizin farklı coğrafik ve iklimsel yapısı çok çeşitli canlı gruplarını barınmak ve üremek için kendine çekmiş. Bu gruplardan biri de memeliler. Ülkemizin memeli hayvanları 140’ın üzerinde türden oluşuyor. Bu sayının neredeyse yarısı (60 türün üzerinde) kemiricilere ait. Yeni türlerin bulunması, eskiden yalnızca yabancı araştırmacılar tarafından yapılırken, son zamanlarda ortak çalışmalarla gerçekleşmeye başladı. Ancak, son tanımlanan yeni bir memeli türü tümüyle ülkemiz araştırmacılarının buluşu. Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi’inden Yrd. Doç. Dr. Önder fiakir Özkurt ve arkadaşları tarafından gerçekleştirilen çalışmada, yersincabı ya da gelengi olarak bilinen kemiricinin Toroslar’da yaşayan populasyonu yeni bir tür olarak tanımlandı. Yeni tür Toroslarda yaşadığı için 'Toros yersincabı' (Spermophilus torosensis) adı verildi. Özkurt ve arkadaşları, bu türle ilgili olarak çok uzun zamandan bu yana araştırmalar yapmışlar. İlk olarak Toroslarda yaşayan populasyonun kromozomlarının, İç Anadolu’da yaşayan populasyondan farklı olduğunu belirlemişler. Sonra yoğunlaşan çalışmalarda yersincaplarının yayılışları, yaşam alanları, biyolojik özellikleri, evrimsel gelişimleri konusunda ayrıntılı bilgi elde etmişler. Bunun sonucunda da İç Anadolu populasyonuyla Toroslar’da yaşayan populasyonların dış görünümlerinde farklar olduğunu belirlemişler. Bunun üzerine, hayvanların genetik yapılarını daha ayrıntılı inceleyince Toroslar’da yaşayanların yeni bir tür olduğuna karar vererek uluslararası bilimsel bir dergide yayımlamışlar. Türün adlandırmasını da yaşadığı bölge olan Toroslar’dan esinlenerek yapmışlar. Toros yersincabının ilk bulunduğu yer, Antalya ilinin, Akseki ilçesinin Çaltılıçukur köyü sınırları içindeki Salamut yaylası ve civarı. Bu bölge dışında Hadim (Konya) ve Mut (Mersin) bölgelerinde de yaşıyor. Yersincapları genellikle bozkırlar gibi bozulmamış, az eğimli düzlüklerde yaşarlar. Toros yersincabı da ailenin diğer üyeleri gibi benzer alanları yaşam alanı olarak seçer. Ancak, Toroslar’daki yaşam alanı, İç Anadolu’ya göre çok daha zorlu. Hem toprak çok sert hem de bitki örtüsü daha zayıf. Toprağın sert olması, yuvalarını toprağı kazarak yapan yersincapları için olumsuz bir durum.Yapılan araştırmalarda Toros yersincaplarının, bir toprakaltı memelisi olan körfarenin kazdığı toprakaltı tünellerini yuva olarak kullandığı da ortaya çıkmış. Bitki örtüsünün az olması nedeniyle ortamda yeterince besin bulamayan yersincapları, bu sorunu da kış uykusuna erken girerek çözmüşler. Bu durum Toros yersincaplarının İç Anadolu’da yaşayan akrabalarına göre daha küçük vücut yapısında olmasının nedeni olarak düşünülüyor. Toros yersincabının, diğer kemirici türleri gibi, doğal ekosistemlerde çok önemli rolü var. Her şeyden önce bitkisel olarak beslenirler ve hızlı üreyebilirler. Bir bakıma bitkisel besinleri hayvansal besinlere dönüştürürler. Bundan dolayı, doğadaki yırtıcılar için 'et deposu' olarak da tanımlanabilirler. Ancak, diğer akrabaları gibi doğal bozkırların tarlalara dönüştürülmesi gibi nedenlerle yaşam alanları gittikçe daralıyor. Yalnızca bu neden bile onların yaşamlarının tehlikede olduğunun göstergesi.
( Haber Tarihi : 01.01.2011 ) www.botanikbahcesi.com
Bu haber 1300 kez tıklanmış.
Bu Konu için Yorum/Mesaj gönderme paneli.
 
Üye değilsiniz! üye olabilmek için Üyelik bölümünü tıklayınız!       
Henüz Gönderilmiş bir ileti/mesaj yok.
Google+